Bir tartışmanın kavgaya dönüşmesi, trafikte yaşanan bir gerginlik ya da aile içinde uygulanan fiziksel şiddet, çoğu zaman kasten yaralama suçu soruşturmasıyla sonuçlanır. Türk Ceza Kanunu’nun 86, 87 ve 88. maddeleri, yaralanmanın ağırlığına, mağdurun kim olduğuna ve fiilin nasıl işlendiğine göre birbirinden çok farklı cezalar öngörür. Bir tokat ile kemik kırığına yol açan bir darbe aynı sonucu doğurmaz; eşe karşı işlenen yaralama ile yabancıya karşı işlenen yaralama da şikâyet ve uzlaştırma bakımından farklı kurallara tabidir. Bu yazıda güncel ceza aralıklarını, adli raporun belirleyici rolünü, şikâyet ve uzlaştırmayı, cezayı azaltan hâlleri ve mağdurun tazminat hakkını anlatıyoruz.
Kasten yaralama nedir, taksirle yaralamadan farkı #
TCK m.86’ya göre başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi kasten yaralama suçunu işlemiş olur. Suçun oluşması için gözle görülür bir iz kalması şart değildir; acı vermek yeterlidir. Tokat atmak, itmek, saç çekmek, yumruk veya tekme atmak tipik örneklerdir. Uyku bozukluğu veya kaygı gibi ruh sağlığının bozulması da, tıbben tespit edilirse “sağlığın bozulması” kapsamında değerlendirilebilir.
Belirleyici olan kasttır: fail, karşısındakinin vücuduna zarar vereceğini bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Dikkatsizlik veya özensizlik sonucu, örneğin trafik kazasında ya da iş kazasında birinin yaralanması ise taksirle yaralamadır (TCK m.89) ve 7571 sayılı Kanundan sonra 4 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası gerektirir. Fail kişiyi öldürmek amacıyla hareket etmiş ama ölüm gerçekleşmemişse artık yaralama değil, kasten öldürmeye teşebbüs tartışılır; bu ayrımda kullanılan araç, darbelerin sayısı ve hedef alınan bölge, olaydan sonraki davranışlar gibi ölçütlere bakılır.
Kasten yaralama suçunun cezası: TCK 86 #
7550 sayılı Kanunla 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren değişiklikle temel ceza artırıldı. Bu tarihten sonra işlenen fiillerde ceza aralıkları şöyledir:
2025 değişikliği sonrası ceza aralıkları #
| Hâl | Ceza | Şikâyet | Uzlaştırma |
|---|---|---|---|
| Temel hâl (m.86/1) | 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapis | Aranmaz | Var |
| Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hafif yaralama (m.86/2) | 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası | Şikâyete bağlı | Var |
| Hafif yaralamanın kadına karşı işlenmesi | Alt sınır 9 ay, üst sınır 1 yıl 6 ay | Şikâyete bağlı | Var |
| Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe, kardeşe; kendini savunamayacak kişiye; kamu görevi nedeniyle; nüfuz kötüye kullanılarak veya silahla (m.86/3) | Yukarıdaki ceza yarı oranında artırılır | Aranmaz | Yok |
| Canavarca hisle (m.86/3-f) | Ceza bir kat artırılır | Aranmaz | Yok |
Hesaplandığında silahla veya eşe karşı işlenen temel hâlin cezası 2 yıl 3 ay – 4 yıl 6 ay, hafif yaralamanın aynı kişilere karşı işlenmesinde ise 9 ay – 2 yıl 3 ay hapis olur. Burada önemli bir ayrıntı vardır: m.86/3’teki hâllerden biri varsa, yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek kadar hafif olsa bile şikâyet aranmaz. Bu nedenle eşine tokat atan kişi hakkındaki soruşturma, eşin şikâyetten vazgeçmesiyle kendiliğinden sona ermez.
“Silah” sayılan aletler #
“Silah” kavramı TCK m.6’da geniş tanımlanmıştır: ateşli silah ve bıçak gibi kesici, delici aletlerin yanında, saldırı amacıyla yapılmamış olsa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli sopa, taş, şişe veya benzeri eşyalar da silah sayılabilir. 4 Haziran 2025’ten önce işlenen fiillerde ise o tarihteki daha hafif aralıklar (temel hâlde 1 – 3 yıl, hafif yaralamada 4 ay – 1 yıl) lehe kanun olarak uygulanır. İnternette hâlâ eski aralıkları gösteren kaynaklara rastlanabildiğinden fiil tarihine dikkat etmek gerekir.
Adli rapor ve “basit tıbbi müdahale” kavramı #
Kasten yaralama dosyalarının seyrini çoğu zaman adli rapor belirler. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığı hukuki değil tıbbi bir değerlendirmedir ve hekimler bu konuda Adli Tıp Kurumunun yaralama suçlarına ilişkin rehberindeki ölçütleri esas alır. Genel olarak yüzeysel sıyrıklar, sınırlı büyüklükteki morluklar ve dikiş gerektirmeyen küçük kesiler bu kapsamda görülürken; kemik kırığı, iç organ yaralanması, derin kesiler veya hayati tehlike oluşturan yaralanmalar basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir sayılmaz.
- İlk rapor: Olaydan hemen sonra hastane acil servisinde alınan rapor, yaralanmanın varlığını ve olay tarihini gösterir. Gecikmeyle alınan rapor, yaranın başka bir sebeple oluştuğu savunmasına kapı açar.
- Kesin rapor: İlk raporda “kesin rapor düzenlenmesi gerekir” gibi bir not varsa, tedavi tamamlandıktan sonra kırık, sabit iz veya organ işlevinde zayıflama olup olmadığı ayrıca belirlenir.
- Rapora itiraz: Rapor gerçeği yansıtmıyorsa taraflar Adli Tıp Kurumundan veya ilgili ihtisas kurulundan yeni bir değerlendirme yapılmasını isteyebilir. Özellikle “yaşamı tehlikeye sokan durum” ve “yüzde sabit iz” tespitleri cezayı katlayacağından, ayrıntılı muayene talep edilmelidir.
Ağır neticeler: TCK 87 ve ölümle sonuçlanan yaralama #
Yaralama beklenenden ağır sonuçlar doğurduğunda m.86’ya göre belirlenen ceza artırılır. Aşağıdaki alt sınırlar da 7550 sayılı Kanunla yükseltilmiştir:
| Netice | Artırım | Alt sınır (86/1 hâli / 86/3 hâli) |
|---|---|---|
| Duyu veya organ işlevinde sürekli zayıflama, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum, gebe kadında erken doğum (m.87/1) | Bir kat | 4 yıl / 6 yıl |
| İyileşmesi olanaksız hastalık veya bitkisel hayat, duyu veya organ işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği, çocuğun düşmesi (m.87/2) | İki kat | 6 yıl / 9 yıl |
| Kemik kırığı veya çıkık (m.87/3) | Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar | Etki derecesine göre belirlenir |
| Ölüm (m.87/4) | — | 10 – 14 yıl / 14 – 18 yıl hapis |
Kemik kırığında artırımın oranı, adli raporda belirtilen kırığın hayat fonksiyonlarına etki derecesine göre belirlenir; bu nedenle raporun bu başlığı açıkça içermesi gerekir. Ölümle sonuçlanan yaralamada failin öldürme kastı yoktur; kast varsa suç kasten öldürme olur.
İhmali davranışla yaralama (TCK 88) #
Kasten yaralama yalnızca hareketle değil, bazı durumlarda hareketsiz kalarak da işlenebilir. Kişinin belirli bir icrai davranışta bulunma yükümlülüğü varken bunu yerine getirmemesi, örneğin bakımıyla yükümlü olduğu kişinin zarar görmesine bilerek göz yumması gibi hâllerde m.88 uygulanır. Kanun, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşulların göz önünde bulundurulacağını belirtir; ceza üçte ikisine kadar indirilebilir. Bu hâl de CMK m.253’te açıkça uzlaştırma kapsamında sayılmıştır.
Cezayı azaltan veya kaldıran hâller: haksız tahrik ve meşru savunma #
Kavga dosyalarında olayın nasıl başladığı çoğu zaman cezanın kendisi kadar önemlidir:
- Haksız tahrik (TCK m.29): Mağdurun ağır sözleri veya saldırgan davranışı gibi haksız bir fiilin yarattığı hiddet ya da şiddetli elem altında suç işleyen kişinin cezası dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir. Karşılıklı kavgada ilk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemezse, tarafların her ikisi için de indirim tartışılabilir.
- Meşru savunma (TCK m.25/1): Kendisine veya başkasına yönelen, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda ve saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiilden dolayı ceza verilmez. Saldırı sona erdikten sonra vurmaya devam etmek meşru savunma sayılmaz.
- Sınırın aşılması (TCK m.27): Meşru savunmada sınır, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan dolayı aşılmışsa yine ceza verilmez; bu koşul yoksa ceza indirilir.
- Takdiri indirim (TCK m.62): Failin geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları dikkate alınarak ceza altıda bir oranında indirilebilir.
Karşılıklı yaralamalarda her iki taraf hem şüpheli hem mağdur olur ve genellikle tek soruşturma dosyasında birlikte değerlendirilir. Bu dosyalarda kamera kayıtları, tanık anlatımları ve raporlardaki yaraların yeri, savunma ile saldırıyı ayırt etmede belirleyici olur.
Şikâyet, uzlaştırma ve dosyanın kapanması #
Yalnızca m.86/2’deki hafif yaralama şikâyete bağlıdır. Mağdur, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunmalıdır (TCK m.73); süre geçerse soruşturma yapılamaz. Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür, ancak sanık vazgeçmeyi kabul etmezse düşme kararı verilmez. Temel hâl ile m.86/3 ve m.87 hâlleri ise şikâyete bağlı değildir; kolluk veya savcılık öğrendiği anda soruşturma başlatır.
Uzlaştırma hangi hâllerde uygulanır? #
CMK m.253, şikâyete bağlı olup olmadığına bakmaksızın “üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88” ifadesiyle kasten yaralamayı uzlaştırma kapsamına alır. Dolayısıyla temel hâl ve hafif yaralama uzlaştırmaya gönderilir; eşe, kardeşe veya üstsoya karşı ya da silahla işlenen yaralama gönderilmez. Madde 87 bu listede ayrıca sayılmadığından, ağır neticeli yaralamalarda uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağı konusunda uygulamada farklı yorumlar bulunmaktadır; bu hâllerde dosyanın niteliği somut olarak değerlendirilmelidir. 7571 sayılı Kanun ve 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun bu kapsamı değiştirmemiştir.
Uzlaştırmayı engelleyen durumlar #
- Birlikte işlenen suçlar: Uzlaştırmalık yaralama, kapsam dışı bir suçla (örneğin ısrarlı takip) aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaştırma yapılmaz. 7571 sayılı Kanunla eklenen hüküm gereği önödeme kapsamındaki bir suçla (örneğin hakaretin çoğu hâli) birlikte işlenmişse yaralama bakımından uzlaştırma yine uygulanır.
- Süre: Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır; sonuçsuz kalan uzlaştırma aynı dosyada tekrarlanmaz.
- Sonuç: Edim hemen yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına, taksitli veya ileri tarihli ise kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
- Tazminata etkisi: Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz. Kesin rapor alınmadan uzlaşmak bu nedenle risklidir.
Zamanaşımı ve görevli mahkeme #
Dava zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına ve dosyadaki nitelikli hâllere göre belirlenir (TCK m.66). Zamanaşımı savcılıkta ifade alınması, iddianame düzenlenmesi gibi işlemlerle kesilirse süre en fazla yarısı kadar uzar.
| Hâl | Dava zamanaşımı | Görevli mahkeme |
|---|---|---|
| Hafif yaralama, temel hâl, silahla veya eşe karşı yaralama (m.86) | 8 yıl | Asliye ceza |
| Kemik kırığı (m.87/3), sabit iz veya hayati tehlike (m.87/1) | Üst sınıra göre 8 veya 15 yıl | Asliye ceza |
| Ölümle sonuçlanan yaralama (m.87/4) ve üst sınırı on yılı aşan diğer ağır neticeli hâller | 15 yıl | Ağır ceza |
Şüpheli, fiil tarihinde 18 yaşından küçükse çocuk mahkemesi görevlidir ve zamanaşımı süreleri kısalır. Kendi dosyanızdaki süreleri süre ve zamanaşımı kontrolü aracıyla da gözden geçirebilirsiniz.
İstanbul’da yetkili adliye, olayın gerçekleştiği ilçeye göre değişir; ilçe–adliye eşleşmesi için İstanbul ilçe sayfalarımızda yer alan bilgilere bakabilirsiniz.
Yaralandıysanız adım adım yapılacaklar #
- Güvenliğinizi sağlayın: Tehlike sürüyorsa 112’yi arayın; olay yerinden ayrılıp güvenli bir yere geçin.
- Aynı gün rapor alın: En yakın hastanenin acil servisine başvurun ve adli vaka olarak muayene edilmek istediğinizi söyleyin. Yaraların fotoğrafını tarihli olarak çekin.
- Delilleri toplayın: Çevredeki işyeri ve site kameralarının yerini not edin; bu kayıtlar çoğu zaman birkaç gün içinde silinir. Tanıkların adını ve telefonunu alın, yırtılan giysileri saklayın.
- Şikâyette bulunun: Kolluğa veya Cumhuriyet başsavcılığına başvurun. Hafif yaralamada 6 aylık süreyi kaçırmayın; ifadenizde olayı başından itibaren ve kronolojik olarak anlatın.
- Kesin raporu takip edin: Kırık veya iz ihtimali varsa tedavi bitince kesin rapor alınmasını isteyin; uzlaşma teklifini bu rapordan sonra değerlendirin.
- Koruma ve tazminat: Fail aile bireyiniz veya eski eşinizse koruma tedbiri talep edin; dava açılırsa katılan olarak yer alın ve zararlarınızı belgeleyin.
Aile içi yaralama ve 6284 koruma kararı #
Eşe, boşanılan eşe, çocuğa, anne babaya veya kardeşe karşı işlenen yaralama hem m.86/3 gereği daha ağır cezalandırılır hem de şikâyetten ve uzlaştırmadan bağımsız olarak kovuşturulur. 6284 sayılı Kanun, fiziksel şiddeti açıkça şiddet tanımına alır ve mağdurun ceza dosyasının sonucunu beklemeden kolluktan, mülki amirden veya aile mahkemesinden koruma istemesine imkân verir. Hâkim; failin evden uzaklaştırılmasına, mağdura ve konutuna yaklaşmamasına, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine ve silahını kolluğa teslim etmesine karar verebilir. Tedbir ilk seferde en çok altı ay için verilir ve gerektiğinde uzatılır; karara aykırılıkta ilk ihlalde 3 – 10 gün, tekrarında 15 – 30 gün zorlama hapsi uygulanabilir. Başvuru yolları için uzaklaştırma ve 6284 koruma kararı yazımıza bakabilirsiniz. Aynı olayda ölüm veya yaralama tehdidi de varsa ayrı bir suç oluşur; bu konuyu tehdit suçu rehberimizde anlattık.
Yargılamanın sonucu ve mağdurun tazminat hakkı #
Hafif yaralamada mahkeme hapis yerine doğrudan adli para cezası verebilir; bir gün karşılığı 100 TL ile 500 TL arasında belirlenir. Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası koşulları varsa seçenek yaptırımlara çevrilebilir, iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir. 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen koşullar altında, zararın giderilmesi şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması da mümkündür; ayrıntılar için HAGB rehberimize göz atabilirsiniz. Temel hâlin alt sınırı 1 yıl 6 ay olduğundan, haksız tahrik veya takdiri indirim uygulanmadıkça paraya çevirme imkânı daralır.
Ceza davasından ayrı: maddi ve manevi tazminat #
Ceza davasından bağımsız olarak mağdur, haksız fiil sorumluluğu kapsamında (TBK m.49) maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat; tedavi giderlerini, kazanç kaybını, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıpları ve ekonomik geleceğin sarsılmasını kapsar (TBK m.54). Bedensel bütünlüğü zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir; ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınları da manevi tazminat talep edebilir (TBK m.56). Dava asliye hukuk mahkemesinde açılır; davalının yerleşim yeri yanında olayın gerçekleştiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16). Zamanaşımı zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıldır; ancak fiil ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (TBK m.72). Ceza dosyasına katılan olarak girmek, raporların ve kusur tespitinin tazminat davasında kullanılmasını da kolaylaştırır. Tazminat kalemleri ve süreç için tazminat hukuku sayfamıza, ifade ve savunma aşaması için karakolda ifade yazımıza, soruşturma ve kovuşturmanın tamamı için İstanbul ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Kısa özet #
- 4 Haziran 2025’ten sonra işlenen fiillerde kasten yaralamanın temel cezası 1 yıl 6 ay – 3 yıl hapistir.
- Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilen hafif yaralama 6 ay – 1 yıl 6 ay hapis veya adli para cezası gerektirir, şikâyete bağlıdır; kadına karşı işlenirse alt sınır 9 aydır.
- Eşe, boşanılan eşe, kardeşe, üstsoya veya silahla işlenen yaralamada ceza yarı oranında artar; şikâyet aranmaz ve uzlaştırma yapılmaz.
- Sabit iz, kemik kırığı, hayati tehlike gibi neticelerde ceza katlanır; ölümle sonuçlanan yaralama 10 – 18 yıl hapis gerektirir ve ağır ceza mahkemesinde görülür.
- Haksız tahrik cezayı dörtte birden dörtte üçe kadar indirir; orantılı meşru savunmada ceza verilmez.
- Adli rapor olaydan hemen sonra alınmalı, kırık veya iz ihtimalinde kesin rapor beklenmeden uzlaşılmamalıdır.
- Mağdur ayrıca TBK m.49, 54 ve 56’ya göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir; aile içi yaralamada 6284 koruma kararı talep edilebilir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya ilişkin hukuki görüş yerine geçmez. Süre ve şartlar yürürlükteki mevzuata göre değişebilir.

